DOLAR47,3794% 0.14
EURO53,9466% -0.09
STERLIN63,2658% -0.16
FRANG57,9281% 0
ALTIN6.168,06% 0,22
BITCOIN64.419,780.421

Eski Mardin’in Girişinde Rantın Gölgesi: Otopark Diye Başladı, Avm’ye Dönüştü İddiası

Tarihi Mardin’in girişinde yıllardır tartışmalara konu olan ve kamuoyunda “Antik Kent AVM” olarak bilinen proje, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun hazırladığı teknik raporlar ve TBMM’ye taşınan soru önergesiyle yeniden gündemin merkezine oturdu.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Eski Mardin’in Girişinde Rantın Gölgesi: Otopark Diye Başladı, Avm’ye Dönüştü İddiası

Hazırlanan raporlarda yer alan tespitler, projenin yalnızca tarihi kent siluetini değil, kamu yararı ilkesini de tartışmaya açtı.

KORUMA KURULU “UYGUN DEĞİL” DEDİ, BETON KÜTLE YÜKSELDİ

Tartışmaların odağındaki yapı, Artuklu ilçesi Diyarbakırkapı Mahallesi’nde, mülkiyeti Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne ait parsel üzerinde inşa edildi. Oysa Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 13 Mayıs 2010 tarihli kararında, projenin tescilli Mor Efrem Kilisesi’nin siluetini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle uygun bulunmadığını açıkça ortaya koymuştu.

Buna rağmen ilerleyen süreçte yapılan plan değişiklikleriyle proje büyütüldü. En dikkat çeken iddia ise, uygulama imar planı tamamlanmadan yapı ruhsatı verilmesi oldu. Hukuki altyapısı tamamlanmadan başlatıldığı öne sürülen inşaatın bugün tarihi kentin girişini kaplayan devasa bir beton yapıya dönüşmesi, “Koruma kararları kim için var?” sorusunu da beraberinde getirdi.

OTOPARK KÜÇÜLDÜ, TİCARİ ALAN BÜYÜDÜ

Projeye ilişkin ihale sözleşmeleri ve sonradan imzalanan protokoller incelendiğinde, kamuoyuna “trafik sorununu çözecek otopark yatırımı” olarak tanıtılan yapının zaman içerisinde ticari bir komplekse dönüştüğü iddiaları dikkat çekiyor.

İlk sözleşmede yaklaşık 54 bin metrekare olarak öngörülen toplam inşaat alanı sonraki revizyonlarla azaltılırken, kamu kullanımındaki otopark alanlarının küçültüldüğü, buna karşın yüklenici firmaya bırakılan çok amaçlı ticari salonların yaklaşık 6 bin metrekareden 9 bin metrekarenin üzerine çıkarıldığı belirtiliyor.

Daha da dikkat çekici olan ise gelir paylaşımındaki değişiklik. Bir dönem belediyenin payı yüzde 45’e kadar yükselmişken, daha sonra yapılan düzenlemelerle bu oran yeniden yüzde 37,9’a düşerken, yüklenici firmanın payı yüzde 62,1’e çıkarıldı. Kamuya ait bir taşınmaz üzerinde özel sektör lehine oluştuğu ileri sürülen bu tablo, “Kamu zararı oluştu mu?” sorusunu gündeme taşıdı.

KURUL KARARLARI UYGULANMADI İDDİASI

Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 28 Ocak 2025 tarihli kararında kaldırılması istenen birçok unsurun halen yerinde olduğu raporlara yansıdı.

Teknik incelemelerde;
Yapının gabarisini büyüten uçan payandaların kaldırılmadığı,
Projeye aykırı cam ve metal konstrüksiyonların yapıldığı,
Tarihi dokuya aykırı büyük reklam tabelalarının cephelerde kullanılmaya devam edildiği tespit edildi. Bu durum, koruma kurullarının kararlarının sahada neden uygulanmadığı sorusunu beraberinde getirdi.

YEŞİL ALAN DA İŞGAL EDİLDİ

Raporlarda yer alan en çarpıcı tespitlerden biri de park alanına ilişkin oldu. İmar planlarında “park ve yeşil alan” olarak ayrılan kamu arazisi üzerine izinsiz amfi düzenlemesi yapıldığı, ayrıca yapının yaklaşık 160 metrekarelik bölümünün kamu mülkiyetindeki yeşil alana taştığı belirtildi.

Kent merkezindeki sınırlı yeşil alanların ticari yapı lehine kullanıldığı yönündeki iddialar, çevre ve şehircilik ilkeleri açısından da yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

MÜHÜRLENDİ, RUHSAT İPTAL EDİLDİ, İNŞAAT YENİDEN BAŞLADI

Projede yaşanan hukuki süreç de dikkat çekici. Bakan Murat Kurum’un geçmişte şantiyeyi ziyaret ederek yüksekliğe ilişkin müdahalede bulunduğu kamuoyuna yansırken, belediye ekipleri projeyi çeşitli tarihlerde ruhsata aykırılıklar nedeniyle mühürledi.

10 Mart 2023 tarihinde yapı ruhsatı tamamen iptal edildi.

Ancak yüklenici firmanın başvurusu üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararıyla ruhsat yeniden geçerlilik kazandı ve inşaat faaliyetleri devam etti.

KONU TBMM GÜNDEMİNDE

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin de projeyi TBMM gündemine taşıdı.

Bekin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde;

Projenin neden büyütüldüğünü,
Otopark projesinin AVM niteliğine dönüşüp dönüşmediğini,
ÇED sürecinin işletilip işletilmediğini,
Kamu arazilerinin projeye dahil edilip edilmediğini,
İmar değişikliklerinin hangi gerekçeyle yapıldığını,
Yüzlerce ağacın kesildiği yönündeki iddiaların araştırılıp araştırılmadığını sordu.
Bekin, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne aday tarihi Mardin’in rant baskısıyla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini belirterek, kültürel mirasın korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti.

TARİHİ KENT Mİ, TİCARİ RANT MI?

Mardin gibi dünyanın sayılı tarihi kentlerinden birinde, koruma kurullarının olumsuz görüşlerine rağmen büyüyen bir projenin bugün hâlâ tartışılıyor olması, şehircilik anlayışı açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Kamuoyuna “otopark” olarak sunulan bir yatırımın zamanla ticari ağırlıklı bir yapıya dönüşmesi, belediyeye ait taşınmaz üzerindeki kamu payının azalması, yeşil alanların işgal edildiği iddiaları ve koruma kurulu kararlarının uygulanmaması, yalnızca bir imar tartışması değil; aynı zamanda kamu yönetimi, kültürel miras ve kamu yararı açısından da sorgulanması gereken bir süreç olarak öne çıkıyor.

Bugün Mardin’de tartışılan konu yalnızca bir bina değil; kentin binlerce yıllık kimliğinin, tarihi siluetinin ve kamu kaynaklarının nasıl yönetildiği meselesidir. Kamu vicdanında yanıt bekleyen soru ise hâlâ aynı: Bu proje gerçekten Mardin halkı için mi yapıldı, yoksa kamu yararı zaman içinde ticari çıkarlara mı teslim edildi?

YORUM YAP

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız